Buram buram Ege kokan, lezzetiyle ferahlatıp her derde deva olan bir mezeden; evet doğru
tahmin; ”haydari” mezesinden bahsediyoruz. Yemeklerin ve derin sohbetlerin olmazsa
olmazı; sofraların iştah açıcısı…
Ne zaman haydari gelse masaya; sohbetin derinleşeceği en başından belli olur. Yoğurtla
nanenin eşsiz uyumu sızma zeytinyağı ile bütünleşip damakların mucizesi haline gelir.
İsterseniz salatalıkla, isterseniz farklı baharatlarla zenginleştirebilirsiniz; haydari keyif mezesi
olduğu için kalıplara sığdırılmaz.
Tüm tatlara uyum sağlar; mezelerin şahı sofraların tadı olur. İçerisindeki peynir ve sarımsakla
ağızlarda unutulmaz bir şölen havası estirir. Haydarinin kıvamı çok önemlidir, ne fazla sulu ne
de çok kuru olmalıdır; muhabbet gibi akmalı keyfinize keyif katmalıdır. Et yemeklerinin
yanında da eski bir dostla dertleşmelerde de aynı tadı verir; haydariye ne anlam yüklerseniz
beklentilerinizin karşılığı oluverir.