Dana kaburga ve kuzu döşü kullanılarak yapılan leziz mi leziz, meşhur mu meşhur bir tatla;
pideli köfteyle buluşmak için çıktık yola. Yeşil Bursa’nın tüm güzelliklerini doyasıya yaşamak
için heveslendikçe heveslendik ve neticesinde Bursa’ya doyamasak da tarifsiz güzellikler
yaşamanın keyfine varıp hafifledik.
Homini Gırtlak Peşinde olduğumuz için önce pideli köfte yemeye gittik. Her daim adını
duyduğumuz ancak bir türlü deneyecek fırsatı yakalayamadığımız pideli köfteye kelimenin
tam manasıyla doyduk. Tereyağı, köfte, pide, biber, yoğurt ve domatesin en lezzetli haliyle
buluşunca bu yemeğe dizilen övgülerin yersiz olmadığını da anlamış olduk. Yanında şıra ile
enfes bir uyum yakalayan pideli köftenin geçmişini öğrenince de kültürel mirasımızın bu
meyvesine saygı duymadan edemedik.
Bursa’nın İskender kebabının en büyük rakibi olan pideli köftenin sırrının salçalı pidesinde,
köftesinde ve tereyağında olduğu söylenir. Yemeği oluşturan her bir unsur ayrı ayrı bile çok
güzeldir; bir de birleşince damaklarda Bursa’nın pideli köftesinin lezzeti; bize düşen ustaya
saygıdan başımızı eğmektir.
Aslına bakarsanız sadece Bursa’da yoktur pideli köfte; farklı illerde de yapılır ancak en halisi
kuşkusuz Kayhan Çarşısı’ndadır. Bu bölgede bulunan birçok restoranda pideli köfteyi
denedikten sonra Bursa’nın güzelliklerini seyretme vakti kapıya dayanır. Bu gezimizde, pideli
köfteye kilitlendiğimiz için çok gezemedik, ancak Irgandı Köprüsü’nü gördüğümüz için
açıkçası yeterince gezememiş olmamıza çok da üzülmedik.
Henüz Bursa’ya gitmediyseniz; en yakın zamanda hem Irgandı Köprüsü’ne uğramanızı hem
de pideli köfteyi denemenizi öneriyoruz. Yıldırım ve Osmangazi ilçelerini birbirine bağlayan
tarihi köprüden geçtikten sonra Kayhan Çarşısı’nda lezzete doymanın keyfinin bambaşka
olacağını da hatırlatmak istiyoruz.