Ankara’ya gitmek için özel bir nedenimizin olmasına gerek yok; ülkemizin başkenti ve aynı zamanda Atamızın mekanı olması bile yeterli. Ancak bu kez farklı bir ulvi nedenin peşine takıldık, Ankara tavanın büyüsüne kapıldık ve yine kendimizi yollarda bulduk.
Ankara tavanın Ankara’nın en ünlü
yöresel yemeklerinden biri olduğunu biliyorduk, görsellerindeki sıcaklık henüz
bu yemeği tanımadan içimizi sarmıştı. Ancak bizi şaşırtan, beklentilerimizi çok
aşan lezzeti oldu.
Şehriye, kemikli et, soğan,
domates ve biber malzemelerinin bir araya geldiği farklı lezzetler olabilir
ancak Ankara tavanın lezzetiyle yarışabilen var mıdır, emin değiliz. Kemikli et
suyunda pişen arpa şehriyenin bu denli lezzetli olabileceği gerçeğini
sindirmemiz inanın uzun sürdü. Tüm yalın malzemeler aynı tavada efsaneleştikten
sonra önümüze sürüldü.
Yeni bir lezzeti anavatanında
denemenin heyecanıyla beklerken karşılaştığımız bu şaheserin güzelliğine
alışmamız ve tadına bakmamız yalnızca saliselerimizi aldı. Hem doyurucu hem de
çok leziz bu yöresel yemeğe vurulmadık desek taş oluruz. Abartmıyoruz,
gerçekten çok ama çok leziz bir şölene sürüklendik.
Yumuşacık etler, et suyunda pişen
şehriyelerle birleştiğinde damaklarda dağılıyor. Yanında ayranla çok güzel bir
uyum yakalayan Ankara tava, şöhretinin hakkını sonuna dek veriyor.
Doyuruculuğunun yanı sıra katmanlı lezzeti ile gönüllerimizdeki özel yere
yerleşmekte de hiç ama hiç zorlanmıyor.
Ankara’ya yolunuz düşerse ya da
Ankara’nın lezzetlerini tatmak için yollara çıkarsanız Ankara tavayı mutlaka
denemenizi öneriyoruz. Hazır havalar da soğukken içinizi ısıtan bu lezzeti
denediğinize pişman olmayacaksınız.