Meyhankoli
Anasayfa
En9
Restoran Hikayeleri
Senden Benden Bizden
Detaylı Arama
Restoranını Ekle
meyhankoli

 Meyhankoli 

  1. Anasayfa   >  
  2. Senden Benden Bizden   >  
  3. Gastromeyhane ile Senden Benden Bizden

Gastromeyhane ile Senden Benden Bizden

Gastromeyhane ile Senden Benden Bizden

Merhabalar, öncelikle bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Kendi kendine Gastronomik Ehlikeyif diyen bir Ankara'lıyım. Boyum yettiğinden beri sofralara uzanır, mangal ve ocak başına kurulurum. Yüze yakın saklı tarifimle hem yapar hem de tadarım. Hayattan keyif alıp güzellikler peşinde yol alırım. Bunları paylaşmaya karar verdiğimde ise Gastromeyhane doğdu. Adı üstünde aslında; yemeğe, içmeye ve keşfetmeye olan ilgimin yanında ülkemizde çağdaş, aydınlık, gastronomi bilgisinde ehil, özellikle bu toprakların mirası yerel ürünler ile her türlü içki hakkında bilgisi, saygısı, koruma amacı ve adabı olan bir ideal...

 

Meyhane aşkınız nasıl başladı? Bu aşk nasıl alevlendi ve nasıl bu kadar etkileyici bir blog/profil açmanıza kadar gitti?

Ailemde sofra her zaman çok önemli bir yerdedir. Ben öyle gördüm. Sofrada toplanılır, konuşulur, kutlama yapılır, hatta kararlar alınır. Adap ve erkânı olan meyhanenin de odak noktası sofradır. Aslında her sofra kadar bir dünya yaratılır meyhanelerde. Bu dünyadan soyutlanmak, kendi içine bir yolculuğa çıkmak için de oturabilirsiniz o sofraya, başkalarının yolculuklarına eşlik etmek için de... Her zaman iyi bir dinleyici olmaya çalışmışımdır. Farkındalığınızı arttırmak için önce dinlemelisiniz, bakmayıp görmelisiniz. Ben de gördüklerimi paylaşıyorum.

 

Meyhane kültürüne yüklediğiniz anlamın, yeniliklere bakış açınızın ve gelenekleri koruma motivasyonunuzun ardında yatan nedir?

Yeni nesil meyhaneleri seviyorum, takdir ediyorum. Şatafata kaçmadığı, yerel olan samimiliğini kaybetmediği oranda... Niye? Çünkü; meyhane yereldir, meyhane samimidir, meyhane salaştır, evinizde gibi hissetmelisiniz. Oturur şöyle bir masalara bakarsınız, insan hikâyelerini görürsünüz. Zabıta da, memur da, patron da iş çıkışı gelir, iki görme engelli baş başa verir muhabbet eder, kimisi yaz helvasını önüne çeker dertleşir, onunla tartışır. Açılmıştır dert kapısı ama nihayetinde, masada olan masada kalır. Hayatın gerçek hikâyelerini görürsünüz meyhanelerde... Geleneksel meyhane adap ve erkânı burada kendini gösterir, düz bir satıhta buluşturur ve barıştırır sizi sizle veya başkasıyla. Böyle bir görevi üstlenen, birleştiren bir geleneksel ortamı sevmemek mümkün mü? Koruyup, geliştirmek gerek.    

 

Profilinizde göz alıcı bir zenginlik ve dikkat çekici bir denge var. İçecekler kadar yiyecekler ve hatta kitap paylaşımlarınız da farkınızı ortaya koyuyor. Hayatınızın olmazsa olmazları hakkında biraz bilgi verir misiniz?

Ahenk güzellikten gelir. Hep vurguladığım nokta; güzelliklerden keyif almak, güzellikleri arayıp bulmak, nihayetinde paylaşmak. Bana göre hayattaki güzellikler yemekten, içmekten, gezip tozmaktan ibaret değil. Aramak da güzeldir, bulmak da,  hele yaratmak ne güzeldir. Gördüğümüz tüm güzellikler bir yaratımın eseri. Meyhanecinin mezesi, yazarın kitabı, bağcının şarabı... Biraz ütopik bir açı olacak ama insanın olmazsa olmazı ne kadar azsa o kadar özgürdür. Sadece özgür olan arar, bulur, yaratır. Galiba benim olmazsa olmazım, aramak. 

 

Sizin için keyif nedir? Kendi keyif tanımınızı bizimle paylaşır mısınız?

Aslına bakarsanız keyif bencil bir duygudur. Siz mutlu olduğunuzda, siz keyif alırsınız başkası değil. Ama ilginç bir şekilde ve farkında olmasanız da bu keyif, paylaşmaktan gelir. Kimse yoksa bile duyu ve duygularınızla, doğa ile paylaşırsınız. Eşiniz dostunuz varsa onlara, yoksa kendinize dönersiniz. Çünkü bana göre keyif, bulmaktır. Buna huzur diyebilirsiniz, mutluluk diyebilirsiniz. Belki okuduğunuz kitaptaki bir cümledir, bir yudumdur veya bir gülümsemedir keyif. Neyi aradığınıza göre değişir.

 

Kadeh kaldırmak sizin için ne anlam ifade ediyor?

Kadehi tutanla kadeh arasındaki dünyayı paylaşmaktır. Anarsın, kutlarsın, şükredersin... Bir de geleneksel olarak söylenegelmiş tanımını severim. Demlenmek duyulara hitap eder; kadehtekini görürsün, tadarsın, koklarsın, dokunur ve hissedersin. Ama duyamazsın. Kulaklar da nasibini alsın diye kaldırır, tokuşturursun kadehleri.

 

Takipçilerinizle bir araya gelme fırsatınız olsa, bu görüşmenin ana teması ne olurdu?

Takipçilerimle sık sık bir araya geliyorum aslında. Toplu bir şekilde olmasa bile gittiğim yere hemen bir öneri geliyor, buluşuyoruz. Bana rehberlik ediyorlar. En çok keyif aldığım nokta da bu aslında, ortak paydada yeni dostluklar kurmak. Paylaşmak çok önemli, paylaşmadan hiç bir şey elde edemezsiniz. Takipçilerimle bir araya geldiğimde öncelikle tanışmaya ve paylaşmaya bakarım. Gerisi zaten gelir.

 

Hazır yeri gelmişken, takipçilerinize iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı? 

Çok sevdiğim bir söz var; hayata ağlayarak gelirsiniz, sizi gülerek karşılarlar. Böyle absürt bir hayat yaşıyoruz aslında. Büyük anlamlar yüklemek yerine iyinin ve doğrunun peşinde, hayatımızı güzelliklerle doldurmak bizim elimizde, başkasının değil.   

Meyhankoli ailesi olarak mezelere karşı ayrı bir hassasiyetimiz var. Bu sebeple size de sormak istiyoruz;

Çilingir sofralarınızın olmazsa olmaz mezesi hangisidir?

Maksat muhabbet olsun derler ya, hakikaten belki de en önemli meze muhabbettir. Çilingir sofrasının amacı yemek olmamakla beraber hakiki bir ezine peyniri yeter de artar bile.  Ama madem meze tepsisi önüme geldi aralarından fava, köpoğlu, soğutulmuş bir fasulye piyazı ve aromatik ne kadar peynir varsa öncelikle seçerim. 

 

Peki en sevdiğiniz yöresel lezzet? En son ne zaman bir tat peşinden gidip kilometrelerce yol teptiniz? 

Lezzet için, hele yöresel bir lezzet için yolunu değiştirip uzatanlardanım. O tatlar muhakkak yerinde yenmeli, en azından yerinden alınmalı. En son Kastamonu'ya yolumu kırdım. Hakiki Kastamonu pastırması ve etli ekmek için. Biraz etçilim, en sevdiğim yöresel lezzet gerçek odun fırınında pişmiş bir Niğde Tava veya yine orada kuzu kaburgadan yapılan Söğürme...

 

Sokağa çıktığı anda acıkanlardan mısınız? Tok olsanız bile karşı koyamadığınız bir sokak lezzeti var mı?

Sokak lezzetlerinin yeri ayrıdır, ayrı bir uzmanlık gerektirir. Galiba en samimi gördüğümüz lezzet durakları onlardır. Bir ritüeli vardır. Mesela gecenin ilerleyen saatlerinde kokoreç, çorba, belki nohutlu pilav. Tatlılardan halka tatlısı... Vaktine göre değişir ama çoğuna toksam bile dayanamam.


 


Yorum Ekle
Anasayfa
En9
Öneriler
Arama
Blog
Profil